Genç baba: Cavit çetin Güner

04_d

 

Çocukluk yıllarından beri baba olmayı hayal eden oyuncu Cavit Çetin Güner, 24 yaşındayken bu düşüne kavuşmuş. Ali Demir’in doğumuyla birlikte kendini daha güçlü hissetmeye başladığını belirten başarılı oyuncu, oğluna vadedebileceği en önemli şeyin koşulsuz sevgisi olduğunu söylüyor. Biz de Cavit Çetin Güner’le babalık üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

04_d Oldukça genç yaşta evlenmiş ve çocuk sahibi olmuşsun…

Bence evlilik için genç bir yaş değil, geç bile oldu. Bana kalsa 17 yaşımda da evlenirdim ya da doğru kadını bulsaydım çoktan baba olmuştum diyebilirim. Çocukları çok seviyorum.

Bir bebeğin olmasına nasıl karar verdin?

Ben küçüklükten beri çocukları çok severim. Hep benim de bir bebeğim olsun isterdim zaten. Ama anne olabilecek bir kadından olması için özen gösterdim. Türkü Hazer (Ali’nin annesi)’den önce başka bir kız arkadaşım vardı, çocuğuma annelik yapar diye düşünmüştüm ama o istememişti. Türkü, zaten çocuk isteyen ve anneliğine güvenebileceğim biriydi. Ona evlenme teklif etmedim, çocuk yapmayı teklif ettim, kabul etti.

 

Oğlunuzu kucağına aldığın an ne hissettin?

Doğmadan önce, küçücük bir bebeği kucağıma nasıl alacağım diye düşünüyordum ama Ali Demir tombul doğdu. Hemen aldım kucağıma ve o an dünya karşıma gelse devirebilecek kadar güçlü hissettim kendimi.

Babalık duygularını nasıl tarif edersin?

Babalığa sorumluluk gözüyle bakmıyorum. Freud’a sormuşlar: “Çocuğumuz oldu sizce nasıl yetiştirmeliyiz?” diye, “Nasıl yetiştirirsen yetiştir, yanlış yetiştireceksin.” demiş. Şartsız ve koşulsuz sevgi duyuyorum. Benim çocuğuma vadedebileceğim tek şey sevgi. Benim babam, ne doğduğum günü bilirdi, ne de kaçıncı sınıfa gittiğimi. Geleneksel yapıdan dolayı bizim ailede çocukları öyle kucağına alıp sevmezlerdi. Ama babamın beni sevdiğini hep bilirdim. Ve iyi ki babamdı… Babamdan gördüğüm babalığı göstereceğimin garantisini veririm ve fazlasını vermek için elimden geleni yapıyorum.

 

Birlikte nasıl vakit geçiriyorsunuz?

Ali Demir, Ekim 2010 doğumlu. Onunla içinde şiddet olmayan eğlenceli oyunlar oynuyoruz. Tabi içgüdüsel olarak saç çekme, özellikle altını değiştirirken oyuncak atma gibi dönemleri oluyor ama genelde bütün işlerimizi oyunla yapıyoruz. Ali’nin tabanca, ok, kılıç gibi oyuncakları yok, şiddetten uzak, hatta haberi bile yok. Savaş malzemesine, cephaneye ihtiyacı yok çünkü biz ona barışı öğretiyoruz.

Ali Demir isminin bir hikayesi var mı?

İsim konusuna çok takılmadık, doğduktan sonra koyduk. Hatta babamın adını koymayı düşündüm ama hayatta olmadığı için bana hüzün verdiğine karar verip koymadım. Yine çocuğum gibi sevdiğim kız kardeşim Ali ismini koydu. Ben de karakteristik özelliği için Demir adını koydum, güçlü olsun diye… Hem Türkü’nün ölen amcasının ismiydi, anlamlar kattık kendimizce.

 RÖPORTAJ: Işıl Evrim AKGÜN  FOTOĞRAFLAR: Ergun CANDEMİR/BEBEĞİM ve BİZ dergisi için yapılan röportajdır…

Bir Cevap Yazın